BLOG

ROBERTO BRAVO' DAN GÜNCEL BLOG SAYFASI

Doğru Mücevherleri Seçme İncelikleri

14.10.2015



Mücevher seçimi güzel ve şık görünmenin en önemli unsurlarından biridir, doğru aksesuar seçimi sayesinde en sade kıyafetlerle bile baştan çıkarıcı görünmek mümkündür. Peki doğru mücevher seçimi nasıl yapılır? Aşağıda ki önerileri göz önünde bulundurursanız doğru mücevher seçimi ile göz alıcı bir stiliniz olması kaçınılmazdır.

Mücevher seçiminde dikkatli ve bir o kadar seçici davranmak gerekmektedir. Bu seçimi yapmakta çok ince ayrıntılar bulunur; giyim tarzı, saç modeli başta olmak üzere vücut tipi ve nerede kullanılacakları gibi önemli noktalara değinmelidir. Her şeyden önemlisi tarzınızı ve vücut proporsiyonlarınızı iyi bilmeniz ve diğer etkenleri bunlara istinaden uygulamanız gerekir.

Moda sana ayak uydursun!
Moda her yıl değişir. Modaya ayak uyduracağım derdine düşüp, küçük yüz yapısına uygun olmayan büyük küpeler kullanmak yada kalın bir boyuna geniş ve gösterişli mücevher kolye takmak doğru bir seçim olmaz.

İnce detaylar
Kolye ve küpeler gösterişli ise ikisini bir arada kullanmak yerine, küpe ve bilezik (bileklik) bir arada kullanmayı tercih edin. Yada gösterişli kolye, küpe ve yüzüğün bir arada kullanılılarak abartı durmaması için koleksiyon (set) olması gerekir.

Gece kıyafeti ile kombine edeceğiniz saat de mutlaka abiye olmalı, eğer böyle bir saatiniz yoksa hiç kullanmayın daha iyi. Size ilham verecek Roberto Bravo’nun Saat Koleksiyonları‘na bir göz atabilirsiniz.

Kıyafeti ve bir kadının stilini tamamlayan en önemli unsur tabi ki aksesuardır. Mücevherler kullanıldıkları yeri ön plana çıkarırlar, bu yüzden vücudunuzda beğenmediğiniz yerlere gösterişli mücevher takmayın. İnce ve zarif bir boynunuz olduğunu düşünüyorsanız, şık ve gösterişli kolyelerle kıyafetlerinizi gönül rahatlığı ile tamamlayabilirsiniz, tabi kıyafet seçiminde sade kıyafetler tercih ederek.

Vücut tipine göre mücevher seçimi
Vücudunuzda dolgun bir üst kısma sahipseniz, bakışları yüzünüze yönlendirmek amaçlı yarı uzun veya kısa zincirler kullanmalısınız.

– Uzun boylu kadınlar şanslı! Her türlü zinciri rahatlıkla takabilirsiniz ama vücut hacminizle takılarınızın büyüklüğü uyumlu olmalıdır.
– İri yapılı kadınlar ince zincirler ve ufak takılardan vazgeçmelidir. Bunlar vücutta kaybolmuş gibi duracaktır.
– Köprücük kemiği dışa doğru olan kadınların, bol takılarla bunu gizlemesi mümkündür.

İş kadını
Çalışan bir kadının günlük takıları sade ve abartısız olmalıdır. Gözü yormayan ince bir kolye ile çok hafif bir hareket katarak şık bir ofis stili elde etmiş olursunuz.

Renk seçimi
Siyah her zaman asil ve her zaman geniş bir seçim skalası sunmaktadır. Siyah bir elbiseyle zümrüt ya da pırlanta aksesuar kullanabilirsiniz. Bordo, bej veya koyu gri elbiseyle yakut takılar kullanmanız yerinde olur. Koyu kahve kıyafetler de elmas bir mücevheri tercih ederek doğru seçim yapmış olursunuz.

Yüzükler nasıl seçilmeli?
– Güçlü ellere orta boylu yüzükler kullanmak doğru bir seçimdir.
– Kısa parmaklara takılan yüzüğün taşı uzunlamasına ve çok göze batmayan bir renkte olması gerekir. Bu seçim eli daha uzun gösterecektir.
– Dekoratif tasarımlı yüzükler ince ebatlara sahip parmaklara çok yakışır.

Küpeler nasıl seçilmeli?
Küpe, bakışları yüze odakladığı için seçiminde çok dikkatli olunması bir aksesuardır. Zarif bir yüze sahip kadınlar seçecekleri küpenin de bir o kadar zarif olmasına dikkat etmelidir.

Yuvarlak yüz yapısına sahip kadınlar küçük küpeler takmalıdır tabi her yuvarlak hatlı yüz, kulak takısını kaldıramayabilir, bu yüzden stil ve tarz da devreye girdiği için bu unsuru de göz önünde bulundurmak gerekir. Sarkık takıları ünce uzun yüz tipinde kullanılmamalıdır. Aksi takdirde yüzün daha da uzun görünmesine neden olurlar.

Renklerin Etkisi

13.10.2015



Renkler hayatımızda büyüleyici rollere sahiptirler, farkındayız veya değil yaşam alanımızda her yerde bulunurlar. Üzerimizdeki etkileri de tartışılmaz bir gerçektir. Birçoğumuz “Bulunduğum moral durumuna göre mi renkleri seçiyorum veya seçtiğim renkler mi moral durumumu belirliyor?” sorusuna cevap bulamamışızdır. Aslında cevap her ne olursa olsun, renkler duygularımızı ifade etmenin en doğru yoludur.

SEN SUS, RENGİN KONUŞSUN.
Saf ve sade duygular hissettiğimizde başta beyaz olmaz üzere diğer tüm renklerin açık tonunu tercih ederiz. Canlı, enerjik ve mutlu hissettiğimizde turuncu, sarı, yeşil, mavi ’ye yöneliriz. Abartıdan kaçtığımızda, düzenli ve tertipli anlarda kahvenin ve pastel renklerin kapısını çalarız. Siyah renk tercihi klas bir statüye ait olmak üzere, bazı anlarda ciddiyeti, kararlılığı, bazı anlarda ise karamsarlığı ifade eder. Kırmızı renk çok güçlü bir renktir, aşkı, hırsı, ihtişamı ve asaleti anlatır. Siyah ’ın ağırbaşlılığı ile uyumlu bir ikili oluştururlar.

YAŞAM RENKLERDEN İBARETTİR
Taşıdığınız rengin o an ne ifade ettiğini de yüzümüzdeki mana belirler. Yani renkler bizi biz renkleri anlatırız.

ROBERTO BRAVO İLE DUYGULARINI İFADE ET
Roberto Bravo ‘nun koleksiyonları her anınızı anlatmak için eşsiz bir kılavuz olurken, duygularınızı ifade etmenin de en kolay yolu. Tüm renkleri üzerinde barındırdığı için, Kral Kelebek koleksiyonu, duygularınızın her anına şahitlik edecektir.

Gülmek Sana Yakışıyor

13.10.2015


EN DEĞERLİ MÜCEVHER
Kıyafetlerin vazgeçilmez ve tamamlayıcı aksesuarı olan mücevherler, her kadının dünyasına parıltı ve vazgeçilmez ışıltı katar. Değerli taşların insan üzerindeki etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Hem dış görünüş olarak ışıl ışıl bir görüntüye, hem de farklı enerjileri sayesinde güçlü hissedersin. Mücevherler kadar değerli ve seni her halinle tamamlayan en önemli aksesuarın; gülüşündür. Sana yakışan en değerli mücevher! Üstelik etrafına da pozitif enerji saçmak bu işin garantisidir. Gülmek öyle güçlü bir enerjidir ki sendeki ışıltı başkalarını da aydınlatmaya yardımcı olur.

HER ZAMAN NASIL GÜLERİM?
Espiriler veya eğlenceli bir durum karşısında gülmemek mümkün değil. Refleks gibidir. Gülmek, ruhuna masaj uygulanmasına neden olur. Çünkü gülme esnasında diyaframın kasılması karaciğer, dalak, mide, bağırsak gibi bazı organlarımızı uyarır. Aynı anda yüz, boyun, kol, karın gibi kaslarımızı gevşetir. Gülmek beynin haberci dopamin kullanan parçalarını harekete geçirir. Dolayısıyla gülmek beyin için zevklidir ve hatta bağımlılık yapar. Gülmenin sinirler üzerinde sakinleştirici bir etkisi de var. Uzmanlar günde sadece bir dakikalık bir gülmenin 45 dakikalık bir rahatlamaya eşdeğer olduğunu söylüyorlar.

GÜLMEK ACI VE AĞRIYI HAFİFLETİR
Son yıllarda tıbbi araştırmalar sonucu gülmenin insan sağlığına faydaları ve tedavi edici bir yönü olduğu da kanıtlandı. Güldüğümüzde salınan hormonlar bizi maksimum derecede dinamik kılar ve acı, ağrı gibi hisleri azaltır. Acı eşiği esnasında da gülme eylemi çoğalmaktadır. Bazı araştırmacılar bu durumun imüniter sistemle alakalı olduğunu söylüyorlar. Yani güldüğümüz zaman, tükürük salgılarımızdaki antikorlar çoğalır ve böylece biz de nezle gibi enfeksiyonlardan daha az zarar görürüz. Hatta son zamanlarda yapılan birçok çalışma gülmenin kalp hastalıkları riskini bile azalttığını gösteriyor. Hatta günde 10 dakikalık bir gülmenin sağlık için en iyi ilaç olduğu ilk çağlara bile dayanıyor.

GÜLMEK SOSYALLEŞTİRİR
Gülmek sosyal ilişkiler aşısından da oldukça faydalı. Bir iş arkadaşınızla ofiste kahkahalara boğulmanız veya sokakta hiç tanımadığınız birine ufacık gülümsemenin size hiçbir zararı olmaz. Aksine faydası olur. Psikologlar insanın kimi zaman kendisiyle dalga geçip gülmesinin bile iyi geldiğini vurguluyorlar. Çünkü bunu başarmak, her zaman mükemmel olunmaması gerektiğini bir insana en iyi hatırlatan yegane şeydir. İnsanın kimi zaman kendi hatalarıyla bile dalga geçebiliyor olması, her şeyi ciddiye alıp melankoli yaşamaması kişisel gelişim açısından tahmin edebileceğinizden çok daha önemli. Gülümseyen bir dudak pozitif bir imaj oluşturmanızı, ilişkilerinizin daha samimi ve daha güven verici olmasını sağlar.

Gülmek sana yakışıyor…

Derin Bakışlar & Dik Duruş

13.10.2015



Kişinin duruşu onun tarzını, ruh halini ve duygularını ifade eder. Duruşunuz diğer insanlara “çığlıklar atabilir” sizin yorgun, kızgın veya korkmuş olduğunuza dair. Bu yüzden duruşunuz, sadece sizin için değil çevrenizdekiler için de önem taşır. Üzerinize giydiğiniz kıyafetler kadar duruşunuz ile de dikkat çekersiniz. 

Gelin bir deney yapalım: Normal yürüyüşünüz ile bir daire çizin, aşağıdaki yönergeleri izleyerek sonra bir tane daha: omuzlarınızı mümkün olduğunca dik tutun, göğsünüzü ileriye şişirin, karnınızı içeri çekin, poponuzu geriye kaldırın, çenenizi öne uzatın, bakışlarınızı önünüzde bir hayal noktası oluşturup odaklayın. Fark edeceksiniz ki etrafınızdaki insanlar gözlerini size dikmiş ve kendinden emin yürüyüşünüzü izliyorlar. Cazibeniz var, sadece bunu kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor!

Kamburunu çıkarmış ve başını ayakkabılarına doğru eğmiş bir insan etrafına kendine güvensizlik, düşük bir ego ve itici bir görüntü saçar. Vücudumuzun duruş şekline göre aslında karşı tarafa mesaj göndeririz. Bazen bunu gizlemek için gülüşümüzü kullanmaya çalışırız ama duruşumuz ve beden dilimiz her zaman bizim yerimize konuşur. Bu yüzden bunun üzerinde çalışmanız gerekmektedir. Öyle ki yanlış duruş vücudunuzun kusurlarını da ortaya çıkartır. Dik yürümeyen insanların duruşu sıradan görünmelerine neden olur, bu toplumda yerinizi yaratmanızda da engel olacak önemli unsürlerdendir. Bunu sizi temsil eden kartvizit gibi düşünebilirsiniz.

Duruşunuzu bir kuğu gibi yapmak sizin elinizde. Aynanın karşısında günde 10 dakikalık egzersizlerle başlayabilirsiniz. Sonra aradan aynayı kaldırıp, ofiste, dışarda arkadaşlarınızla, arabada… Zamanınız varsa spora gidin, yüzmek iyi gelecektir. Gün içinde de hep aklınızda olsun duruşunuz. Ta ki dik durmak ve yürümek alışkanlık haline gelene kadar… Sokaklar da değil defile’de yürüdüğünüzü aklınızdan çıkarmayın. Hayat bir podyumdur ve her zaman en iyiler gözde olur!

Erkek Adam

13.10.2015



Günümüzde ‘takı’ kadın egemenliğinden çıktı. Artık ‘’erkek adam takı takıyor’’:)

Işıltılı ve göz alıcı renklerin nadiren kullanıldığı erkek takılarında deri, metal ve ipler kullanılıyor. En gözde tasarımlar ise spor kolyeler, deri metal işlemeli ve “Roberto Bravo Shamballa” tarzı bileklikler, küçük ve siyah küpeler.

Bu yıl tek aksesuarlar da popüler olacak. Mesela büyük bir yüzüğe ne dersiniz:)

Mücevher Aşkına

13.10.2015



Geçmiş yüzyıllara dokunmak gibidir iyi bir vintage mücevhere dokunmak. Onu tasarlayanın hayallerini hissetmek, bir ustanın elinin değdiğini bildiğiniz bir parçayı avucunuza almak, uzun zaman önce onu takanların yaşam tarzını hissetmek bambaşka bir aşk, bambaşka bir heyecandır…

Vintage mücevherlerin değeri, doğal olarak kullanılan altının ve mücevher taşlarının değerinin kat kat üstündedir. Ona değerini veren, yıllar boyunca ona dokunan, taşıyan kişilerin üzerinde yaşadığı anılarıdır. Bu nedenle, böyle bir mücevher, bulduğunuz zaman size büyük bir heyecan verir, ustasını tanımak, dolaştığı yerleri bilmek, hikayesini bulmak istersiniz.

Büyük ustaları ve stillerini tanımak, zaman ve araştırmanın yanında büyük bir tutkudur. Tanıdığınız her ustayla başka bir dünyanın kapıları aralanır, bambaşka dönemlere, hayallere, bir vintage mücevherin peşinde bambaşka hayatlara ve hikayelere sürüklenirsiniz…

En Son Aşkım

13.10.2015



En son ne zaman aşık oldunuz? Hatırlıyorum, çok küçüktüm. Uzaktan kumandalı kırmızı bir spor araba hediye gelmişti. Elimden düşmüyordu. Çok güzeldi. Kesinlikle gerçeğine sahip olma hayali değildi hissettiğim. Oyuncağımın kendisini seviyordum. Sonra büyük traktör şeklinde bir bisikletim oldu. Utanmasam geçen sene çekilmiş fotoğraflarımda bile görebilirsiniz diyebilirim. Aralarda daha niceleri; Barcelona olimpiyatlari tshirt’üm, yazlıktaki bisküvi ağacı, en sadık dostum tarçın, müthiş meşhur basketbol ayakkabılarım derken uzayıp gider. Şaşırmayın. Meğer aşk; annemin küçükken hazırlıksız bir anında sorduğum soruya verdiği basit cevaptan ibaret değilmiş. Sonra Damla girdi hayatıma. Aman Allah’ım. İlkokul birden beşinci sınıfa kadar aşık yaşanabilir mi? Hani aşkın ömrü 3 aydı? Mezuniyet gününün flaş gösterisi İspanyol dansı için biz seçilmiştik. Biliyordum zaten, sadece Ben değil, herkes hissetmişti doğru çiftin biz olduğunu, aramızda bir şey olduğunu. Ve böylece kadınları keşfetmiştim. Ve o uzuun liste. Boşuna beklemeyin, size o klişeyi yaşatmayacağım Hale, Jale, Lale diye sayarak. Sonra o geldi. Meğer şimdiye kadar aşkın ne olduğunu bilmiyormuşum da demeyeceğim. Onu da beklemeyin. Sadece biliyorum, bu sefer başka.. Onunla ilgili yazmaya kalkarsam bugünün gigabyte’ları kafi gelmez. Bu hafta dikdörtgen ve itfaiye demeyi öğrendi. Başlangıç için daha zor iki kelime seçilemezdi sanırım. Belki de tarihteki en bilinen aşk modeli diyebilirsiniz. Ama ben en son ona aşık oldum.

Vintage Seremoni

13.10.2015



Aşkı nostaljik bir düğün ile ölümsüzleştirmek mi? Sıkıcı bir romantikten, daha 5 yaşında yaşamaya başladığı nostaljiyi değil belki ancak yaşamayı hayal ettiği “eski” kokan o düğünü dinlemekten daha keyfifli ne olabilir? Tören yerine nefes kesici okyanus manzarasına bakan çarpıcı bir kemer ağaç öncülük ediyor.. Davetlilerin elinde zarif desenler ile süslenmiş zarflar içerisinde,kabartmalı kağıtlar, ve deniz kabukları ile detaylandırılmış davetiyeler… klasik bavul üzeri servis edilen kenarlarında isimlerinin yazdığı ufak kartların iliştirildiği şeker rengi limonataları alıyor,ve yerlerine geçiyorlar , hayalimizdeki gibi “bizimle ferahlıyorlar”. Fransız Danteli ve köpüklü inci ile hayat bulmuş bir diamante gelinlik üzerimde, o yolda “La vie en rose” eşliğinde yürürken, ve nostaljik rüzgarlar eserken davetliler hangi tarihte olduğumu nasıl unutabilir? diye düşünüyorum.. elime aldığım eflatun rengi ortancaları atacağım zamanı düşünüp, bugüne kadar katıldığım düğünlerde kaç çiçeği yakaladığımı hatırlıyorum ve işte sıra bende.. Eski çalar saatler ve lambaderlerin süslediği masalarda tarih yazılı şarap mantarları, aşkı, sadakati ve tevazuyu simgeleyen mavi renkte kurutulmuş çiçekler,lavanta kokulu bembeyaz örtüler etraflarında pembe kırmızı sarı kurdelalar bağlanmış sandalyeler.. aralarından yürüyorum,kemere yaklaşıyorum.. aile yadigarı bir mücevher kutusu açılıyor ve yılların izlerini üzerinde taşıyan renkli taşlar ile bezenmiş bronz gotik tarzı mine bir yüzük parmağımı süslüyor..en anlamlısı geçmişimi “geleceğim” ile mühürleyeceğim o öpücük ile irkiliyorum.. Krem ve şeftali renkli bir düğün benimki; 7 harfli… Aşkın şifresi ise nostaljik detaylarında gizli…