Derin Bakışlar & Dik Duruş



Kişinin duruşu onun tarzını, ruh halini ve duygularını ifade eder. Duruşunuz diğer insanlara “çığlıklar atabilir” sizin yorgun, kızgın veya korkmuş olduğunuza dair. Bu yüzden duruşunuz, sadece sizin için değil çevrenizdekiler için de önem taşır. Üzerinize giydiğiniz kıyafetler kadar duruşunuz ile de dikkat çekersiniz. 

Gelin bir deney yapalım: Normal yürüyüşünüz ile bir daire çizin, aşağıdaki yönergeleri izleyerek sonra bir tane daha: omuzlarınızı mümkün olduğunca dik tutun, göğsünüzü ileriye şişirin, karnınızı içeri çekin, poponuzu geriye kaldırın, çenenizi öne uzatın, bakışlarınızı önünüzde bir hayal noktası oluşturup odaklayın. Fark edeceksiniz ki etrafınızdaki insanlar gözlerini size dikmiş ve kendinden emin yürüyüşünüzü izliyorlar. Cazibeniz var, sadece bunu kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor!

Kamburunu çıkarmış ve başını ayakkabılarına doğru eğmiş bir insan etrafına kendine güvensizlik, düşük bir ego ve itici bir görüntü saçar. Vücudumuzun duruş şekline göre aslında karşı tarafa mesaj göndeririz. Bazen bunu gizlemek için gülüşümüzü kullanmaya çalışırız ama duruşumuz ve beden dilimiz her zaman bizim yerimize konuşur. Bu yüzden bunun üzerinde çalışmanız gerekmektedir. Öyle ki yanlış duruş vücudunuzun kusurlarını da ortaya çıkartır. Dik yürümeyen insanların duruşu sıradan görünmelerine neden olur, bu toplumda yerinizi yaratmanızda da engel olacak önemli unsürlerdendir. Bunu sizi temsil eden kartvizit gibi düşünebilirsiniz.

Duruşunuzu bir kuğu gibi yapmak sizin elinizde. Aynanın karşısında günde 10 dakikalık egzersizlerle başlayabilirsiniz. Sonra aradan aynayı kaldırıp, ofiste, dışarda arkadaşlarınızla, arabada… Zamanınız varsa spora gidin, yüzmek iyi gelecektir. Gün içinde de hep aklınızda olsun duruşunuz. Ta ki dik durmak ve yürümek alışkanlık haline gelene kadar… Sokaklar da değil defile’de yürüdüğünüzü aklınızdan çıkarmayın. Hayat bir podyumdur ve her zaman en iyiler gözde olur!