En Son Aşkım



En son ne zaman aşık oldunuz? Hatırlıyorum, çok küçüktüm. Uzaktan kumandalı kırmızı bir spor araba hediye gelmişti. Elimden düşmüyordu. Çok güzeldi. Kesinlikle gerçeğine sahip olma hayali değildi hissettiğim. Oyuncağımın kendisini seviyordum. Sonra büyük traktör şeklinde bir bisikletim oldu. Utanmasam geçen sene çekilmiş fotoğraflarımda bile görebilirsiniz diyebilirim. Aralarda daha niceleri; Barcelona olimpiyatlari tshirt’üm, yazlıktaki bisküvi ağacı, en sadık dostum tarçın, müthiş meşhur basketbol ayakkabılarım derken uzayıp gider. Şaşırmayın. Meğer aşk; annemin küçükken hazırlıksız bir anında sorduğum soruya verdiği basit cevaptan ibaret değilmiş. Sonra Damla girdi hayatıma. Aman Allah’ım. İlkokul birden beşinci sınıfa kadar aşık yaşanabilir mi? Hani aşkın ömrü 3 aydı? Mezuniyet gününün flaş gösterisi İspanyol dansı için biz seçilmiştik. Biliyordum zaten, sadece Ben değil, herkes hissetmişti doğru çiftin biz olduğunu, aramızda bir şey olduğunu. Ve böylece kadınları keşfetmiştim. Ve o uzuun liste. Boşuna beklemeyin, size o klişeyi yaşatmayacağım Hale, Jale, Lale diye sayarak. Sonra o geldi. Meğer şimdiye kadar aşkın ne olduğunu bilmiyormuşum da demeyeceğim. Onu da beklemeyin. Sadece biliyorum, bu sefer başka.. Onunla ilgili yazmaya kalkarsam bugünün gigabyte’ları kafi gelmez. Bu hafta dikdörtgen ve itfaiye demeyi öğrendi. Başlangıç için daha zor iki kelime seçilemezdi sanırım. Belki de tarihteki en bilinen aşk modeli diyebilirsiniz. Ama ben en son ona aşık oldum.